Categories
Genel

“Programı yönetici olarak çalıştır” deyince “ben zaten yöneticiyim” diyen insan

Yönetici olduğunu her daim söylemekten kendini alamayan bununla övünen ama düştüğü durumun farkında olmayan insandır. Nasıl bir hayal gücü vardır ki program çalıştırırken şirketteki pozisyonunun bunun üzerinde bir etkisi olacağını düşünür? Bir de böyle absürt bir durumu nasıl sorgulamadan anında çok normal bir şey gibi kabul edebilirsin? Aslında bunu söylemenin “Lütfen programı serbest meslek erbabı gibi […]

Categories
Genel

“Sorun Network’ten mi acaba?” denilince çılgına dönen Network’çü

Katiyen sorunun network kaynaklı olabileceğini kabul etmez. Ona göre network yapılandırması kusursuzdur ve dokunulmazdır. Hatta “abi yakında bir değişiklik yaptıysan” diye lafa girdiniz mi size öyle bir kızar ki. Çünkü onun network’üne en son İsa’dan önce 7000 yılında dokunulmuştur. İnsanlık taşı birbirine vurup ateşi çıkarır çıkarmaz “ulan madem ateşi bulduk bari şuraya bi firewall kuralım […]

Categories
Genel

Kaç dakikalık işin kaldı diye sorulunca “5 DK” diyen IT’ci

Bilenler bilir sektörde altın bir kurar vardır. Ister bir son kullanıcı masasında ister datacenter’da olsun size işinizin ne kadar daha süreceği ne zaman biteceği gibi bir soru iletilirse asla kısa zaman dilimleriyle cevap vermemelisiniz. Eğer bir cevap verilecekse bu cevabı şu formüle göre vermelisiniz. Bu sayede hem hata yapıp baştan başlama hem de bir ihtiyaç […]

Categories
Genel

RDP’den restart ettiği makine açılmayınca “Update mi var acaba?” diyen sistemci

Aslında temiz adamdır bu. İçini ferah tutar canını sıkmaz. Neticede yaptığı işe güvenir. Taa ki restart edilen makineden bir kaç dakika geçmesine rağmen ping gelmeyene kadar. Şimdi sen yaptığın işten eminsindir de omzundan izleyen iki üç adam varsa onları sakinleştirmek adına bir kaç kelam etmek gerekir. Genelde bu durumda “Update vardır ya gelir birazdan” gibi klişeler ortamı yatıştırmaya yeter de artar bile. Hele bir de ortamdakilerden biri “Tabi abi, geçen bizde falanca yerde filanca sunucuyu restart ettik 2 saat gelmedi arabaya bindik gittik baktık update varmış” gibi başka bir çalışmadan referans verdi mi tamamdır. Yalnız 10. dakika sonrası ekipte “Bir hava mı alsak?” başlığı altında Çay-sigara koalisyonları baş göstermeye başlar. Tabi onlar rahat ama bizim restart emrini veren sistemci arkadaş gergindir. Neticede emri o vermiştir. Omzundaki sorumluluk her dakika giderek artmaktadır. Ayrıca her geçen dakika ortamdakilerin desteğini kaybettiğini hissetmeye başlar. Her kafadan bir felaket senaryosu çıkmaktadır. -Kesin patlattık(n) makinayı. -Yok abi update olsa şimdiye gelirdi. Kesin sıkıntı var makinada zaten belliydi. -Bizim bir arkadaş var Tencere İmalat firmasında sistemci. Aynı yaştayız. Lavuk sunucuyu restart edip atlıyor uçağa Tayland’a makine açılmadan geri geliyor. Bizimki yeni bir CMD açar bir ping daha yapıştırır, gelen giden yoktur. Yanındakilere “vCenter’ın şifresi neydi yav” der? O andan itibaren vCenter şifresi büyük bir kaosa dönüşür. Yanlış girilir vCenter kilitlenir. Hostların şifreleri zaten hak getire. Sistemci o an kuş olmak, kuş olup da uçmak DataCenter’a konmak ister ama ne çare. Bir süre sonra vCenter’ın şifresi bulunur (123!Abcd), sanal makinaya konsol atılır görülür ki makine update yapılandırma ekranındadır. Ekranda “lütfen ellemeyin update yapıyoruz” gibi bir ibare vardır. Adamımız rahat bir nefes almış ve arkasına yaslanmıştır. Sorun çözülmüş müdür? Hayır. Ama tespitte haklı çıkılmıştır. Bu gelecek güzel haberlerin de habercisidir 🙂 Şimdi geriye gergin bir “ne zaman bitecek bu update” bekleyişi kalmıştır.

Categories
Genel

Çamaşır makinemi nasıl Azure’a deploy ettim?

Biliyorum bu mecralarda çok fantastik şeylere şahit oldunuz. Iphone 4S’e XP kurmak, Xbox’ta playstation oynamak, Macbook’a Windows kurmak. Şimdi bunların hepsini unutun. Size Arçelik çamaşır makinesini Azure’a nasıl deploy ettiğimi anlatacağım. Aslında anlatmayacağım. Fakat Azure’a çamaşır makinesi deploy etme ihtimali bile bu yazının hedef kitlesinin dikkatini çekmeyi başarmıştır. İş bu yazı, işten anlamayan amirlerin memurların […]

Categories
Genel

Bir Outlook 2000 kullanıcısının beklentileri

Geçtiğimiz günlerde bir müşteri Outlook 2000’den Exchange Online’a bağlanamadığını belirtti. Evet yanlış okumadınız 2013 değil 2010 değil 2007 değil tam tamına 2000. Dedim üstat bir bağlantı ver sen neyin üstüne kurdun bunu? setup dosyasını nereden buldun? Bu bilişim sektörünün Göbeklitepe’si resmen. Hemen senin bu bilgisayarın etrafını bantla şerit çevirip yetkililere haber vermeliyiz. Bu bizim ele […]

Categories
Genel

“Backup var mı?” denilince “Olması lazım” diyen sistemci 

Nasıl olması lazım kardeşim bayat ekmek mi bu ki sorulunca varlığından şüphe ediyorsun?  Efendim var böyle insanlar. Başı yanmadan asla işin önemini kavrayamazlar. Şimdi Backup bir önlem ve felaket anlarında sizi kurtaracak bir sistem bileşeni. Fakat neredeyse tüm süreçleri otomatize edildiği ve günlük olarak haşır neşir olunan bir şey olmadığı için sistemin en önemsiz bileşeni […]

Categories
Genel

200GB MAILBOX’I OLAN İNSANIN ASIL AMACI

Kimse alınmasın gücenmesin bu beyefendiler tıpkı camdan bakıp tüm mahalleden haberdar olmak isteyen teyzeler gibidir. Her söz onlardan geçsin de hedefine ulaşsın isterler. Bütün mail gruplarına üyedir. Hatta evrene gönderdiğin mesajın bile BCC kısmında bu adam vardır. Bu arkadaşlar facebook dahil özel üyeliklerini de şirket maili ile yaparlar. Sonra mailboxları şişer şişer şişer şişer günün […]

Categories
Genel

MODERN MUSKALAR

Teknoloji kullanımı, bir vizyon belirtisinden daha çok ihtiyaç haline dönüşmüş durumda. Bu nedenle toplum, artık teknolojinin sadece tüketim değil üretim tarafında da yön belirleyici konumunda. İnsanlar, süreçleri hızlandırıp otomatize etmek için var olan uygulama veya cihazları günlük ihtiyaçlarına entegre etmekte. Bu konuda altyapı sahibi kesim ise sıfırdan bir çözüm yaratabilme yolunu da tercih edebiliyor. Daha […]

Categories
Genel

5G ve KORONA ÇAĞRIŞTIRDI: ELECTROMAGNETIC HYPERSENSITIVITY

Facebook ve Whatsapp gruplarında hızla yayılan, son derece saçma ama bir o kadar da ilgi çekici bu iddia karşısında koca koca üniversitelerin, uluslararası araştırma enstitülerinin ve profesörlerin savunmaya geçip karşıt argümanlar kullanması, açıklamalar yapması gerçekten trajikomik bir durum ortaya koyuyor. Aslında klasik “bir deli, 40 akıllı ve kuyu” misali. Neyse ki kısa bir google araştırması […]